Eski Foto Analizi: Guillaume Berggren, 1875, Beyazıt Kulesi'nden Sultanahmet Yönü


Guillaume Berggren'in 1875 yılında Beyazıt Kulesi'nden Sultanahmet yönüne doğru çektiği fotoğraf.




1. Nuruosmaniye Camii
2. Firuz Ağa Camii
3. Sultan Mahmut Türbesi
4. Basın Müzesi Binası
5. Vezir Hanı
6. Çemberlitaş Hamamı
7. Sultan Ahmet Camii
8. Dikilitaş
9. Çemberlitaş
10. İbrahim Paşa Sarayı Çatıları
11. Atik Ali Paşa Camii
12. Örme Sütun
13. Keçecizade Fuat Paşa Camii
14. Moda
15. Fenerbahçe

Fotoğrafın daha büyük hali buradadır.


Eski Foto Analizi: Guillaume Berggren, 1875, Beyazıt Kulesi'nden Ayasofya Yönü

Eski fotoğraflarla vakit geçirmek; günümüzle karşılaştırma yapmak, geriye kalanları, değişimi görmek ayrı bir keyif verir. Bazen saatlerce uğraşıp fotoğrafta tespitler yapar, bazen çekildiği noktayı bulmak için, bazen kadrajda bulunan eserler üzerinde Facebook'taki gruplarda uzun uzun tartışmalarda bulunuruz. Kolay olsun diye google'da arama yapmak en kolay yöntem olsa da, işin aslı kitaplara başvurmak olur. Aklımızda da kalmaz çoğu yer ve tarih. Sık sık yanıldığımız da olur. Kimi zaman işin uzmanları el atar ve düğümü çözer. Kimi zaman işin uzmanları da bu tartışmalardan birşeyler öğrenir. Tüm maksat şehirle olan bağı kuvvetlendirmek, şehrin geçmişini tanımak ve en önemlisi kişisel tatmindir. Öğrenmenin, özellikle öğretirken öğrenmenin, paylaşmanın hazzıdır. Hepimizin eski fotoğraflarda tespitler yaparken anıları birikmiştir.

Selman abinin kendi grubunda paylaştığı fotoğraflardan birisini seçtim ve üzerinde rakamları işaretleyip kendi bildiğimce eserleri listeledim. Yanılma payı daima vardır. Olursa bir düzeltme seve seve yapacağıma da şüphe olmasın. Bu şekilde başka manzara fotoğraflarını da fırsat buldukça paylaşacağım. Yeterki diğer arkadaşlar fotoğrafları keşfedip bizimle paylaşsın :)

Guillaume Berggren'in 1875 yılında çektiği bir İstanbul Manzarası'nı değerlendirelim.



Buradan daha büyük görebilirsiniz.

1. Aya İrini
2. Ayasofya İmarethanesi
3. Cağaloğlu Hamamı
4. Zeynep Sultan Camii
5. Mahmut Paşa Camii
6. Ayasofya
7. Ayasofya Türbeleri
8. En Eski Adliye Binası
9. Mahmut Paşa'nın türbesi
10. Nuruosmaniye Kütüphanesi
11. Nuruosmaniye Türbesi
12. Cezeri Kasım Paşa Camii

Daha arkalarda ise Anadolu yakası. Haydarpaşa'dan Kadıköy'e kadar bölüm görünmektedir.

Kaybolan Sulukule

Bir zamanlar Sulukule
2009 yılının Ocak ayında bir gezi rotasına başlamıştık Edirnekapı'dan. Sulukule içinden yıkım öncesinde de defalarca geçmiş olmama rağmen, yıkım sürecinde sadece bir kez geçebilmiştim. Sonrasında da yolum düşmedi. Şimdilerde ise  kentsel dönüşüm adı altındaki çiğlikleri görmek istememek için merak bile etmiyorum. Sadece birkaç kez Topkapı yönüne geçerken başımı çevirip bakmışlığım oldu ve birkaç fotoğraf çekmiştim. Aslında çok gecikmeli bir yazı. Bir sürü haber oldu, fotoğraflar yayınlandı, projeler yapıldı. İnşaatlar bitti belki, kimbilir birileri de yerleşti oralara. Süreci açıkcası pek takip etmedim.

İstanbul'un En Eski Dini Yapısı: İmrahor Camii

İmrahor İlyas Bey Camii
İmrahor Camii, Studios Manastırı'nın bir parçası olan Ayios İoannes Prodromos Kilisesi'nden (Vaftizci Yahya Kilisesi) 1486 yılında İmrahor İlyas Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür. 5. yüzyılda inşa edilen yapı İstanbul'un en eski dini yapısı olarak kabul edilir. En son 1894 yılındaki büyük depremde ciddi hasar gören yapının çatısı 1910 senesinde çökmüştür. Halen Ayasofya Müzesi'ne bağlı olup, ziyarete kapalıdır.

Mirahur, mir-i ahur, emir-i ahur şeklindeki kullanım zamanla İmrahor'a dönüşmüştür. Istabl-ı Amire olan saray ahırlarının ve at işlerine bakan görevlinin ünvanıdır.

Benlizade Ahmet Reşit Efendi Türbe ve Sebili

Konu gereği adı Facebook'taki "Tarihi İstanbul" grubunda geçince bir zamanlar bu türbenin içini ve çevresini gezdiğimizi hatırladım. İnternette hakkında ne yeterli bilgiye, ne de türbe ile alakalı yol üzerinden çekim dışında fotoğrafa rastlayamadım. Uzun süredir görmediğim için soruşturdum, halen aynı durumda imiş. Benlizade Ahmet Reşit Efendi Mekke Kadılığı ve Anadolu Kazaskerliği yapmış bir kişi ve 1800 yılında bu türbeyi kendisi için inşa ettirmiş. Köşesine de hayır duası almak için olsa gerek bir sebil koydurmuş. Sonrasında inşaatı seven millet olarak kapısından penceresine her yerini bir güzel örmekle kalmamış, her nedense içinde de epeyce zayiata sebep olmuşuz. İşin aslı detayları bilmediğim için ve şu anda hakkında bir araştırma yapacak ortama sahip olmadığım için söz verdiğim üzere 2008 yılında çektiğimiz fotoğrafları paylaşmakla yetineceğim.

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi Halı ve Kilim Seksiyonu

Pargalı'nın yani İbrahim Paşa Sarayı'nın Türk ve İslâm Eserleri Müzesi olarak kullanıldığı artık yaygın  bilinen bir bilgi. Bu müzede şahsen en keyif aldığım bölümlerden biri oldu "Halı ve Kilim" seksiyonu. Müzede bulunan halı, kilim ve seccade örnekleri Anadolu'nun çeşitli yerlerinden, özellikle cami ve türbelerden toplanmıştır. Bunun dışında bağış ve satınalmalar yoluyla zenginleşen koleksiyonun dünyadaki en zengin koleksiyon olduğu belirtilmektedir. Elbette bunların tamamı sergilenememekle birlikte yeterince örnek görülebilmektedir. Özellikle bu tip eserlere, motiflere merakı olan kişilerin görmeden geçmemesinde fayda vardır. Bu konuda daha detaylı bilgiyi müzenin web sitesinden okuyabilirsiniz. Orada fazla fotoğrafa yer verilmediğinden elimdekilerinden paylaşıyorum.

Rüstem Paşa Camii Çinileri


Bugünlerde Muhteşem Yüzyıl dizisinde adını görmeye başladığımız, bir süre sonra Mihrimah Sultan'ın da kocası olacak olan Rüstem Paşa'nın Eminönü / Tahtakale'de yaptırmış olduğu cami, eşsiz çini örneklerinden ötürü aynı zamanda Mimar Sinan'ın da en ünlü eserlerindendir. Paşa'nın türbesi kayınbiraderi adına yine Mimar Sinan'ın yaptığı Şehzade Camii haziresindedir. Elbette Türbe de Sinan'ın eseri olup içinin rengarenk çinilerle donanmış olduğu söylenir ki, şahsen ziyarete kapalı olduğundan henüz göremedim. 

Nişantaşı Demokrasi Parkı'ndaki Tarihteki Türk Devletleri Kurucularının Büstleri

Taksim yönünden Şişli yönüne doğru giderken Harbiye Askeri Müze'yi takiben yol sağa ayrılır ve burası Valikonağı Caddesi'dir. Az ilerde sağda bir park girişi görünür: Demokrasi Parkı. Merdivenden iner inmez ortada küçük bir havuz ve havuzu hilal misali saran büstler bulunur. Tarihte kurulduğu kabul edilen ve Cumhurbaşkanlığı forsunda yer alan 16 Türk devletinin kurucuları ile birlikte Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal Atatürk'ün büstleri sırayla dizilmiştir. İlgili sayfada devletlerin isimleri fors ile alakalı diğer bilgiler bulunabilir.

Avram Kamondo'nun Anıt Mezarı

Haliç Köprüsü ile Mecidiyeköy arasında gidip gelirken bir yapı vardır ki aslında dikkati çekmesi gerekir. Pek çok kişiye bizzat göstermişimdir fark edilsin diye. Antik dönemlerden kalmış gibi durur. Buranın yıllarca ne olduğunu öğrenememiştim. Nihayetinde ansiklopedide kazara karşılaştığımda şaşırmıştım. Google haritalarında burası halen "kilise" olarak görünürken, İBB haritası yapıya dair bilgi vermeden çevresini Rum Mezarlığı olarak belirtmiş. 

Sultan Ahmet Camii'nin Sebili

Sultan Ahmet Camii'nin arka tarafına dolanıp Tavukhane Sokağı'na girince tam karşımıza çıkar. Tarih boyunca çeşmesinden su içen insan sayısını tahmin bile edemiyoruz. Onbinlerle ifade ediliyordur herhalde. Bugün bu sebil ve çeşmeyi her gün gören insan sayısı onbinlerle ifade edilir mi?  Su içmesinden artık vazgeçtik ama elini yıkayabilen insan sayısı sadece SIFIR. Suyunun akmasından vazgeçtik, harap halidir aslında bize dokunan.